Beşinci hikaye
BAŞLAR: Turistle son karşılaşmamın üzerinden bir yıl geçmişti ve sonunda kapının boğuk bir şekilde çalınması ve yalvaran bir ses duyulduğunda […]
BAŞLAR: Turistle son karşılaşmamın üzerinden bir yıl geçmişti ve sonunda kapının boğuk bir şekilde çalınması ve yalvaran bir ses duyulduğunda […]
Makara el-Katib şöyle dedi: Bazı ihtiyaçlarımı gidermek için İskenderiye şehrine girmek istedim, şehre girdiğimde dışarıda tanımadığım bir adam beni karşıladı.
كان أنبا دانيال، سائراً مرةً مع تلميذِه في طريقٍ، فلما قربا من موضعٍ يقال له أرمون المدينة، قال لتلميذِه: «امضِ
Bir şeyh şöyle dedi: "El-Kalali halkından Paskalya Cuması'nın tamamını oruç tutan bir kişi tanıyorum.
Bir birader Abba Timothy'ye şöyle dedi: "Kendimi her zaman Tanrı'nın ellerinde görüyorum."
Bir diğeri ise şöyle dedi: “Bir genç, bedeninde kabiliyet olduğu sürece otururken uyumuyorsa, o kişi aciz ve ihmalkardır. Ve her genç adam yatıyor
Rabbin sevdiği iffet emri şudur: İnsan gözleri oraya buraya dolaşmasın, sadece önüne baksın, konuşmasın.
قال أنبا يوسف لأنبا بيسير: «إني لا أقدِرُ أن أضبطَ لساني». فقال الشيخ: «وإذا تكلمتَ فلن تستريحَ».
قال شيخٌ: «إذا جلستَ في قلايتِك، فلا تكن مثلَ قبرٍ مملوءٍ من النجاسات، ولكن كن مثل إناءٍ مملوءٍ ذهباً كريماً،
سأل أخٌ شيخاً: «يا أبي إني أشتهي أن أحفظَ قلبي». فقال له الشيخ: «كيف يمكنك أن تحفظَ قلبَكَ، وفمُكَ، الذي
حدَّثوا عن عذراءٍحرةٍ عفيفةٍ هادئةٍ في منزلها، فأحبها شابٌ رديءٌ، ولم يكن يكف عن الترددِ على منزلها، فلما شعرت العذراءُ
فمُ العفيفِ يتكلمُ بالطيباتِ، ويلذِّذ صاحبَه، ويُفرِّح سامعيه. مَن كان كلامُه مرتباً وعفيفاً، وهو طاهرٌ بقلبهِ، فهو ابنُ ميراثِ المسيحِ،