Vahşi doğanın yaşlıları olan babaların öğretilerinden - Yedinci Bölüm
أنبا سيصويص الصعيدي: قيل عنه إنه كان ساكناً في غَيْضَةٍ، وشيخٌ آخر كان مريضاً في السيق، فلما سمع حزن، لأنه […]
أنبا سيصويص الصعيدي: قيل عنه إنه كان ساكناً في غَيْضَةٍ، وشيخٌ آخر كان مريضاً في السيق، فلما سمع حزن، لأنه […]
Sual: (Söyle baba, insan kalbini nasıl denetler, şeytanla nasıl mücadele eder, konuşmanın girişini engellemeli mi?)
Kudüs'te bir dağda yaşayan Dakias adında bir adam vardı. Hiç kimseyle birlikte dua etmedi ve birdenbire ayine hizmet etmeye cesaret etti.
Kardeşlerden birinin seçkin bir şeyhin komşusu olduğunu, her gün hücresine girip bulduklarını çaldığını söylediler.
Ayrıca şöyle dedi: "Eğer dostlarımızı sevdiğimiz gibi Allah'ı da sevseydik, ne mutlu bize. Çünkü dostunu üzen birini gördüm, o ise huzur bile bulamadı."
Söylenene göre babalardan biri uzak bir çayırda oturuyor ve susmuş, bir gün öğrencisi ona "Neden baba?" diye sormuş.
ليكن الأخُ الذي يقيمُ معك مثلَ ابنٍ وتلميذٍ، وإن هو أخطأ وأفسدَ شيئاً فعظه واكشف له خطأه لكي ما يرجع
أتى لصوصٌ إلى قلايةٍ في وقت الصلاةِ، فقال القسيس للإخوةِ: «اتركوهم يعملون عملَهم، ونحن نعمل عملَنا». قال أخٌ لشيخٍ: «لماذا
Peder Eladius'un Scetis'te yirmi yıl boyunca bir hücrede yaşadığı, tavana bakmak için gözlerini kaldırmadığı ve yemeğinin daima ekmek ve tuz olduğu bildirildi.
قال القديس دوروثاؤس: إنه لا شيء أردأ من الدينونةِ للإنسان، لأن بسببها يتقدم إلى شرورٍ ويسكن في شرورٍ، فمن دان
كان هذا القديس من أهلِ مصرَ من الآباء المشهورين بالفضلِ، وكان يُعرف بالسباني، لأنه في كلِّ زمانهِ لم يكن يلبس