On Yedinci Vaaz: Romalılara Mektup - Dokuzuncu Bölüm
“Mesih'teki gerçeği söylüyorum. Yalan söylemiyorum ve vicdanım Kutsal Ruh aracılığıyla bana tanıklık ediyor” (Romalılar 9:1). 1 Benim sözlerim […]
“Mesih'teki gerçeği söylüyorum. Yalan söylemiyorum ve vicdanım Kutsal Ruh aracılığıyla bana tanıklık ediyor” (Romalılar 9:1). 1 Benim sözlerim […]
“Çünkü eğer onun ölümünün benzerliğinde onunla birleştiysek, dirilişinin benzerliğinde de onunla birleşeceğiz” (Romalılar 6:5). 1 - Ben de bunu söyledim
“Peki, lütfun çoğalması için günahta kalmaya ne dersiniz?” Tanrı korusun” (Romalılar 6:1). Elçi burada ahlaki davranıştan bahsederek başlıyor
لا نخالف المعمدانيّين بأنّ العهد الجديد سمّى المؤمنين المجاهدين “قدّيسين”. ولكنّنا نخالفهم حول أمور عديدة، منها: سبل تحقيق القداسة، وحقّ
لا يؤمن المعمدانيّون بتعليم الكنيسة المتعلّق بتجديد المؤمنين بالأسرار (1)، ولا سيّما سرّ المعموديّة. ولذلك سطّروا تعليماً غريباً لا يأخذ،
Baptistler “bebek vaftizini” tamamen reddederler ve bunu gerçek veya düzenli vaftiz olarak görmezler. Onlara göre bu onun “teolojik ve edebi geçmişidir”; “Tanrı bunu yapmamıştır”.
يصدم المسيحيّ الورع مجمل تعليم المعمدانيّين عن المعموديّة. وهذا سنبيّنه في مقالات ثلاثة. سنخصّص هذا المقال الأوّل لدحض مزاعمهم التي
من خلال ما قرأناه سابقاً، نلاحظ كيف أنهم يعتبرون الإنسان بناءً على ظرفٍ معًّين أو بناءً على حثٍّ معين كما
الكنيسة أسسها المسيح أول ما تظهر فكرة الكنيسة في العهد الجديد عند البشير متى عندما يعد السيد بطرس الرسول أن
لقد استعمل المسيحيون الأولون العبارة اليونانية ecclesia للدلالة على هذه الحقيقة الجديدة المجيدة التي كانوا يشعرون كل الشعور بأنهم ينتمون
طبيعة الإنسان الحقيقية وحياته الحقيقية لا تنبعثان من المعطيات الأرضية، بل من الله المثلَّث الأقانيم نفسه، لأن الإنسان هو صورة الله. وإذا أردنا البحث عن حياة الإنسان الحقيقية يجب أن نقترب من الله ونتذوق حياته. فالحياة قرب الله هي وحدها الحياة “الطبيعية”، أي المتجاوبة مع طبيعة الإنسان الحقيقية. أمّا الابتعاد عن الله فهو الحياة “غير الطبيعية”.
Ölüm, insanın düşüşten sonra girdiği yeni durumun sonucudur ve günahtan kaynaklanır. Böylece insanın düşmanı oldu. Ama bu hayat sadece bir otel. Oraya gireriz ve şimdiki yaşamımızın tamamını orada geçiririz. Ama biz buradan iyi bir umutla ayrılmaya çalışıyoruz. Orada gözden kaçıracağımız hiçbir şeyi burada bırakmamalıyız.